30 Mart 2011 Çarşamba

Güveç

Harika bir güveç tarifidir, denemenizi tavsiye ederim :)


Malzemeler (6 Kişilik)

750 gr kemiksiz, yağsız kuşbaşı et
1 adet soğan
3-4 diş sarımsak
30 gr un
2 Yemek kaşığı salça
500 ml et suyu
Sıvı yağ
1 adet defne yaprağı
1 tutam kekik
1 yemek kaşığı kereviz sapı
----
1 avuç küp küp doğranmış kereviz
1 avuç küp küp doğranmış havuç
1 avuç bezelye
125 gr arpacık soğanı
1 adet domates
Karabiber
Tuz

Derin ve geniş bir tavaya yağımızı koyup iyice ısıtıyoruz. Etleri kızgın yağa atıp, her tarafını kahverengileştiriyoruz (burada amaç pişirmek değil, pişme öncesi yüksek ateşte etin dışını kahverengileştirirsek ettin tadı daha güzel olur). Küp küp doğranmış soğan ve ince kıyılmış sarımsağı da ekleyip pembeleştiriyoruz. Sonra unumuzu tavaya koyup yüksek ateşte karıştırarak kahverengileşene kadar pişiriyoruz. Salça ve et suyumuzu da ekleyip arada sırada karıştırarak yine yüksek ısıda sosunun koyulaşmasını sağlıyoruz.

Hazırladığımız soslu etlerimizi güvece alıyoruz. Küçük bir tülbent gibi bir kumaşın içine defne yaprağı, kereviz sapı ve bir tutam kekiğimizi koyup ağzını düğümlüyoruz. Yaptığımız bu keseyi de güvecin ortasına yerleştirip, güvecin ağzını alüminyum folyo ile kapatıyoruz. Fırında 165-170 derecede etler pişene kadar yaklaşık 1,5 saat pişiriyoruz.

Diğer tarafta kereviz, havuç, arpacık soğanı ve bezelyeleri haşlıyoruz. Sebzeler haşlanırken çok yumuşamamalı.

Güveç pişince önce içindeki keseyi çıkarıyor sonra da sebzelerimizi, kabuğu soyulup küp küp doğranmış domatesi, tuz ve karabiberi ekleyip, karıştırıyoruz. Sebzeleri ayrıca haşlayıp içine eklememizin sebebi hem diriliklerini hem de renklerini korumak.

Güvecimiz servise hazır :)

Afiyetle...

28 Mart 2011 Pazartesi

Pudingli Kurabiye

Şekersiz kurabiye olur mu? Olur olur... Hemde çok tatlı olur :)

Bu kurabiyeyi yiyen herkes 'Neli bu?!?' diye sorar, çünkü damakta hafif bir muz tadı bırakır ama ne olduğunu kimse kolay kolay çözemez :)


Malzemeler

2 adet yumurta (oda sıcaklığında)
1 paket yumuşak margarin
1 paket muzlu puding
1 paket kabartma tozu
1 çay bardağı kırık ceviz veya fındık
Aldığı kadar un (yaklaşık 3,5 su bardağı)

Tüm malzemeyi bir karıştırma kabında karıştırın. Hamurdan küçük toplar kopararak, yuvarlayın ve tepsiye dizin. Üzerine bir şey sürmeden 180 derecede pişirin.

Afiyetle...

25 Mart 2011 Cuma

Acılı Ezme

Çok basit ve pratik bir ezme tarifi. Çok da lezzetli oluyor. Acı sevenler mutlaka deneyin :)



Malzemeler

3 adet domates
2 orta boy soğan
3 diş sarımsak
1 avuç maydanoz
1 avuç taze nane
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı acı biber salçası
Yarım limon suyu
Zeytin yağı
Karabiber, pul biber, isot
Tuz

Domates, soğan, sarımsak, maydanoz ve naneyi robottan geçirin ve bir süzgece koyup suyunun süzülmesini bekleyin.

Suyu süzüldükten sonra bir karıştırma kabına alın ve içine salça, limon suyu, zeytin yağı ve isteğinize bağlı miktarda baharatlarını ve tuzunu ekleyin. Tüm malzemeler birbirine iyice karışana kadar bir kaşık ile harmanlayın.

Servis yapmadan önce buzdolabında soğumasını bekleyin.

İşte hepsi bu...

Afiyetle...

23 Mart 2011 Çarşamba

Hünkar Beğendi


Yemeklerin isimleri aslında tatlarını da anlatıyor :) Hünkar beğendi... Eeee koca hünkar beğenmiş bize laf düşmez, yapar yeriz :)))
 

Malzemeler

Yarım kilo kuşbaşı doğranmış az yağlı dana eti
2 adet soğan
3 diş sarımsak
2 adet biber
2 adet domates
1 tatlı kaşığı salça
1 çay kaşığı zerdeçal
1 adet defne yaprağı
Tuz
Karabiber

Beğendisi için;
4-5 adet patlıcan
Tereyağı
2 çorba kaşığı un
2 bardak süt
1 bardak rendelenmiş kaşar peyniri
Tuz
Karabiber

Öncelikle geniş bir tavada yağımızı ısıtıyoruz. Küp küp doğranmış soğanları, çok ince kıyılmış sarımsakları ve ince ince doğranmış biberleri ekleyip kavuruyoruz. Soğan ve biberlerimiz yumuşayınca etimizi ekleyip kavurmaya devam ediyoruz. Bu sırada salça, zerdeçal, defne yaprağı, karabiber ve tuzumuzu da ekliyoruz. Et bir süre sonra suyunu salacaktır. Kendi suyunda bir kaç dakika pişirdikten sonra tavaya küp küp doğranmış domatesleri ve gerekiyorsa biraz da su ekleyerek kısık ateşte pişmeye bırakıyoruz. Etimiz ne kadar uzun pişerse o kadar lezzetli olur. Tabiki uzundan kastım suyunu çekip kuruması değil. Çok kısık ateşte kendi suyuyla yavaş yavaş en azından yarım saat pişmeli.

Yemeğimizin beğendi kısmını yapmak için öncelikle patlıcanları bir kaç yerinden bıçak ile delip közlüyoruz. Közlediğimiz patlıcanların kabuklarını soyup, ince ince kıyıyoruz.

Bir tencereye tereyağını koyup eritin. Eriyen yağın üzerine unu ekleyip bir süre kavurun. Unumuz kavrulunca patlıcanları  da ekleyip kısa bir süre daha kavurmaya devam ediyoruz. Daha sonra tencereye süt, tuz ve karabiberi de ekleyip iyice karıştırarak tüm malzemeyi özleştiriyoruz. Son olarak kaşar peyniri rendemizi koyup karıştırıyoruz.

Servis yaparken tabağımıza önce beğendisini koyup biraz yayıyor ve ortasına etimizi koyuyoruz.
Nefis oluyor nefisss....

Afiyetle...

21 Mart 2011 Pazartesi

İçli Köfte


İçli köfte sevmeyen var mı? Herhalde yoktur. Bir defasında bir dükkanın camekanında görmüştüm; adam turistlere hitaben yazmış 'Sensitive meatball' ?!?! :) Benimki o kadar hassas ve duygusal olmasa da, damakların ruhundan anlıyor :)

Bu tarifimi de "Porselen Demlik Çay Saati" etkinliğine yolluyorum.


Malzemeler

Dışı İçin:
2 su bardağı ince bulgur
1 su bardağı irmik
1/2 su bardağı un
1 adet soğan
1 yemek kaşığı biber salçası
1 çay kaşığı kimyon
1 tatlı kaşığı tuz

İç Malzemesi İçin:
125 gr margarin
400 gr kıyma
3 adet soğan
3 diş sarımsak
25-30 gr ceviz
1 çay kaşığı kırmızı biber
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı kimyon
Dereotu, maydanoz
Tuz

İrmiği ve bulguru sulu kalmayacak şekilde kaynamış su ile ıslatıp, ağzı kapalı bir şekilde 1 saat bekletin. Bir saatin sonunda bir karıştırma kabında irmik, bulgur, un, rendelenmiş soğan, kimyon, salça ve tuzu iyice yoğurun. Bütün malzemeler iyice özleşmeli ve bir hamur kıvamını almalı.

Gelelim iç harcını hazırlamaya. Margarini büyük bir tavada eritin. Kıymayı ekleyip kavurun. Kıyma kavrulduktan sonra yemeklik doğradığınız soğanları ve ince ince kıydığınız sarımsakları da ekleyip kavurmaya devam edin. Kavurma işlemi bitince tavanın altını kapatın ve harcınıza kırmızı biber, karabiber, kimyon, tuz, kıyılmış dereotu, maydanoz ve elinizle parçaladığınız cevizlerinizi ekleyin. Cevizleri dövüp un gibi yapmayın, yerken dişe gelmesi daha hoş.

Hamur kıvamına gelen dış malzememizden yumurta büyüklüğünde parçalar koparıp, önce elimizde biraz yoğuralım. Sonra parçayı sol avucunuzda tutarken sağ elinizin işaret parmağını hamurun ortasından içeri yavaş yavaş sokarak oyun. Oyma işlemi sırasında sol eliniz ile hamur parçasını döndürmelisiniz. (solaksanız tam tersi :P) Oyduğunuz hamurun içine iç malzememizden koyup, bir elimizle çevirirken diğer elimiz ile ağzını kapatıyoruz.

İçli köftelerimizi bu şekilde hazırladıktan sonra kızgın yağda kızarana kadar yaklaşık 4-5 dk kızartıyoruz.

Eğer kızartma değilde, daha hafif olsun diye haşlamak isterseniz; bir tencereye su koyup içine tuz ve biraz limon suyu ekleyip kaynatın. Kaynadıktan sonra köfteleri içine atın ama burada dikkat etmeniz gereken bir şey var ki o da köfteler birbirine değmemeli. Su tekrar kaynadıktan yaklaşık 8-10 dk sonra köfteler haşlanmış olur. Kevgirle köftelerinizi servis tabağınıza alıp üzerine eritilmiş tereyağı veya sarımsaklı yoğurt dökerek de servis yapabilirsiniz.

Afiyetle...


18 Mart 2011 Cuma

Patlıcan Kızartması Salatası

Ne isim koysam buna bulamadım. Salata desem, değil. Patlıcan kızartması desem, ayıp olacak. İsim önerilerinizi bekliyorum...

Bu tarifimi de "Porselen Demlik Çay Saati Etkinliği"ne yolluyorum :)


Malzemeler

2 adet patlıcan
2-3 adet domates
1 kahve fincanı kadar mayonez
1 tatlı kaşığı hardal
3 yemek kaşığı zeytin yağı
Dereotu
Tuz

Patlıcanların kabuklarını çizgili soyuyor ve ince ince dilimliyoruz. Dilimlenen patlıcanlarımızı çok iyi kızmış yağda kızartıyoruz.

Diğer tarafta domatesleri de patlıcanlar gibi daire şeklinde ince ince kesip hazırlıyoruz.

Bir kapta mayonez, hardal ve zeytin yağını çırpıyoruz. Bu karışım fırça ile sürülebilecek bir kıvamda olmalı, gerekirse biraz daha zeytin yağı ile inceltebilirsiniz.

Servis tabağımıza önce domatesleri tek sıra şeklinde diziyoruz. Üzerlerine biraz tuz serpip, patlıcanları yine tek sıra diziyoruz. Patlıcanların üzerine fırça ile sosumuzu sürüyoruz. Sosun çok fazla olmasına gerek yok, azının bile nasıl bir tat kattığını görünce şaşıracaksınız. Sosun üzerine de kıyılmış dereotu serpiyoruz. Bu işlemi sırası ile malzemeler bitene kadar tekrarlıyoruz. Domates, tuz, patlıcan, sos, dereotu.

Servis etmeden önce soğutun ama buz dolabına koymayın. Oda sıcaklığında yenmesi gereken bir tat.

Afiyetle...

16 Mart 2011 Çarşamba

Meksika Salatası

Bu tarifimle "Porselendemlik Çay Saati Etkinliği"ne katılıyorum :) Etkinliğe ev sahipliği yapan arkadaşım Paşasofram'a daveti ve ilgisi için çok teşekkür ediyorum.


Malzemeler

1 su bardağı meksika fasulyesi (kuru)
Dilediğiniz yeşillikler (marul, taze soğan, maydanoz, biber, kırmızı biber...)
1 kutu konserve mısır
Jalepeno biber turşusu
Acı sos
Zeytin yağı
Yarım limon suyu
Tuz

Meksika fasulyelerini 45 dk-1 saat pişene kadar (düdüklü tencerede) haşlayın. Dilerseniz hazır haşlanmış konservelerden de alabilirsiniz ancak o zaman lezzeti bu kadar iyi olmuyor.

Bir kabın içerisine çok ince doğradığınız yeşillikleri, haşlanmış meksika fasulyelerini, ikiye böldüğünüz jelepeno biberlerini ve mısırı koyun. Üzerlerine limon suyu, zeytin yağı, tuz ve acı sevmenize göre acı sos (ben 1 yemek kaşığı kadar koyuyorum) ekleyin.

Hepsini güzelce harmanlayıp, servis tabağınıza alın. Acı ve çok lezzetli bir salata oluyor. Hem günlerde hemde akşam yemeklerinde favorim.

Afiyetle...

15 Mart 2011 Salı

Mimlendim :)


Yaptıklarına bayıldığım Ayla beni mimlemiş :) İşte cevaplarım;

-Hayalinizdeki meslek nedir?
Hayallerimdeki meslek küçükken dansözlük, şarkıcık gibi şaşalı mesleklerle başlayıp büyüdükçe daha oturaklı mimarlık, modelistlik gibi mesleklere büründü. Ama Türkiye'de hayallere değil öys'ye (benim zamanımdaki adı) bağlı olduğu için Turizm okudum ve iyi bir yiyecek içecek yöneticisi olmayı hayal ettim :) Gelin görelim ki yönettiğim topluluk bizimkiler, yer ise benim mutfağım :) Yine de bir ucundan yakalamış sayılırım ;)

-Kışın sürmeyi en sevdiğiniz parfüm nedir?
Casmir! Çikolata ve vanilya kokusu, kendimi bildim bileli değiştirmem artık imzam gibi...

-Çay mı kahve mi? Kaç şekerli? Sütlü sütsüz? 
Hem çay, hem kahve. Bağımlıyım galiba :)  Tek şekerli çay, sade 2 şekerli kahve, şekerli türk kahvesi.
 
-En önemli makyaj hileniz?
Maskara :) Sarışın olduğum için kirpiklerimde sarı :(   

-Tam şu an kucağınıza bir cin düşseydi ve 3 dilek hakkınız olduğunu söyleseydi ne dilerdiniz?
Bütün güçlerini bana vermesini :) Haha! kim cinmiş gösterirdim ona! Cini suya götürür susuz getirirdim nihahahaaa.... :D

-Kahvaltı,öğle yemeği,akşam yemeği veya tatlı.Bu öğünlerden ömrünüz boyunca sadece bir tanesini seçmek zorunda kalsaydınız hangisi olurdu?
Akşam yemeği. Ailecek yenen, yerken de eğlenilen akşam yemekleri favorim.

-Eğer Hello Kitty olsaydınız kurdeleniz ne renk olurdu?
Bende 2 tane oğlan olduğu için kız figürlerine uzağım. Deseniz ki Ben10, Bakugan, Cars anında cevap veririm :) Ama olay kurdeleyse kırmızı olurdu. Kırmızı olsun 5 kuruş fazla olsun! :)

-Eğer ömrünüz boyunca birtek takı takma seçeneğiniz olsaydı bu ne olurdu?
Aylacığıma şiddetle katılıyorum. Alyansım!
 
-Sahip olmak istediğiniz yetenek nedir?
Bu soruya kadar tıkır tıkır geldim ama bak şimdi durdum kaldım! 
Küçükken babam çok azmetti ama ben beceremedim; sanırım bir müzik aleti çalmak isterdim!?!
 
-Bitince almaya devam edeceğiniz kozmetik ürünü?
Nemlendirici
 
-Eğer geleceği görme şansınız olsaydı, görmek ister miydiniz? Evetse tam olarak neyi görmek isterdiniz?
İsterdim, tabi niye istemiyim :) Hürrem'le Sülüman napıcaklar göreyim, çarşambayı beklemiyim :) :) :)

-Gizli ünlü aşkınız kim?(fotoğraf koyun)
Biskolata stars reklamında oynayan yakışıklıları gözüm bayaa tuttu :) Ama hangisini seçsem tam karar veremedim. :) Fotoğraf yetmez, video koyuyorum :) Doya doya izleyin... :):):)



-Neden blog tutmaya başladınız ?
İlginç şeyleri denemek ve dünya mutfaklarını uygulamayı seviyorum ancak yemeklerim antin-kuntin, fan-fin-fon şeklinde algılandığı için kendime beni anlayan bir kitle bulma arzusuyla bu işe girdim. Siz takipçilerim gibi şeker insanlarla yazışmak da çikolatalı cupun üzerindeki krema gibi tatlı oldu :)

-Şimdi bu mimi kimlere yollayacaksın? 
Deryayla
Hayat Cafe
Gülcan'ın Sevimli Mutfağı
Alternatif Mutfak
Kolay gelsin...

14 Mart 2011 Pazartesi

Zeytinli Ekmek

Sevmeyen bile piştikten sonraki kokusunu alınca dayanamaz yer :)

Malzemeler (6 parça için)

1 avuç dilimlenmiş siyah zeytin
500 gr un
1 paket kuru maya
2 yemek kaşığı toz şeker ( 1 kaşık maya için, 1 kaşık hamur için)
1/2 su bardağı ılık su
Tuz
200 ml su
1 diş sarımsak
1 yemek kaşığı kekik
1/2 çay bardağı zeytin yağı

Bu tarifimde maya una direk toz halinde katılmıyor, önce kabartılıyor. Bir su bardağının içine maya, şeker ve yarım bardak ılık suyu koyup, mayada topaklanma kalmayıncaya kadar karıştırıyoruz. Sıcak bir ortamda kabarana kadar bekliyoruz.

Bir kapta un, şeker ve tuzu karıştırın. İçine önceden kabarttığınız mayayı ekleyin. Yaklaşık 200 ml su ekleyip yoğurun. Hamurumuz çok yumuşak olmayacak.10 dk bekletin.

Fırını elinizin dayanabileceği bir ısıda (40 derece) ısıtın. Hamuru tekrar yoğurun. Tezgaha un veya kepek serpip yaklaşık 1 cm kalınlığında olana kadar merdane ile açın. Üzerine zeytinleri yayıp iyice bastırın ve rulo yapın. Yaklaşık 5cm arayla kesin.



Her parçayı önce yanlarını kapayıp sonra da dıştan içe doğru çevirerek toplar haline getirin.

Pişirme kağıdı serdiğiniz tepsiye dizip, önceden ısıtıp kapattığınız fırına tepsi mayası için koyun ve 15 dk bekletin.

Fırının tabanına ısıya dayanıklı bir kapta kaynamış su koyun. Fırın içindeki nem ekmek yapımında oldukça önemlidir. Ekmeklerinizi 180 derecede, fırının turbosunu açmadan, 35-40 dk pişirin.

Ekmeğinizin kabuklu olmasını istiyorsanız, pişirmenin 30. dakikasında fırından çıkarıp üstlerine elinizce su serpin.

Ekmeklerinizin pişmesini beklerken 1 diş sarımsağı 1 yemek kaşığı kekik ile dövün ve içine yarım çay bardağı zeytin yağı ekleyin. Bu karışımı ekmekler pişince nefis bir tat ve koku vermesi için üzerine süreceğiz. Eğer ekmeklerinizi kahvaltı için hazırlıyorsanız sarımsak koymayabilirsiniz.

Ekmekleriniz piştikten sonra üzerine önceden hazırladığınız karışımı fırça ile sürün. Eğer ekmeklerinizin çıtır olmasını istiyorsanız karışımı sürdükten sonra 5 dk daha fırınlamanız yeterli olacaktır.

Bu tarifi her türlü ekmeğe uyarlayabilirsiniz. Hamuru daha yumuşak yapıp kalıpla pişirip, keserek de servis edebilirsiniz.

Afiyetle...


10 Mart 2011 Perşembe

Baklava Yufkası ile Börek

Marketlerde satılan baklava yufkası ile denemeler yaptım. Sonuç hiçte fena değil... Çıtır çıtır börekler :)


Malzemeler
1 paket baklava yufkası ( benim paketim 800gr'dı ve bunun yarısından 1 tepsi börek çıktı, daha az gramajlı paketler de varmış onları da tercih edebilirsiniz.)
Zeytin yağı

İç Malzemesi
Yarım kilo pırasa
1 havuç
1 soğan
150-200 gr kıyma

Üzeri için 1 yumurta

İçi için ben pırasa tercih ettim (çok severim pırasalı börek..)
İçini hazırlamak için önce tavamıza az yağ koyup, ısıtıyoruz. Piyazlık doğranmış soğanı koyup biraz kavuruyoruz. Üzerine kıymamızı ekleyip onu da kavuruyoruz. Sonra ince ince doğranmış pırasaları ve rendelenmiş havucu da ekleyip pişiriyoruz.

Baklava hamurları paketten dikdörtgen şeklinde sayfalar halinde çıkıyor. Ben muska böreği yaptım. Bunun için önce bir yufkayı tezgaha serin. Üzerini az zeytin yağı ile yağlayın. Sonra ikinci kat yufkayı koyun ve yine yağlayın. En son olarak üçüncü kat yufkayı koyun ama bu sefer yağ sürmeyin.

Yufkaları şekildeki gibi 4'e bölün.Her şeridin uç kısmına içinizden bir parça koyup, üçgen üçgen sonuna kadar katlayın. Üzerlerine bir yumurta sürüp 160 derece fırında pişirin.






Yufkalar çok geldiği için denemeler de yaptım. Dikdörtgen olan yufkayı verevine bir uçtan diğerine üçgen iki parça elde edecek şekilde kestim. İçine peynir ve maydanoz koyarak sigara böreği sardım. Yağda kızarttım. Klasik sigara böreği tadında olmuyor ama çıtır çıtır bir aparatif oluyor. Çok yağ çekmesi dezavantaj!

Bir diğer denemem ise klasik tepsi böreğiydi. Bunun için küçük boy tepsimi kullandım. Her kata 1 yumurta, süt ve çok az yağ ile yaptığım karışımı sürdüm. İç malzemesi olarak beyaz peynir kullandım. Üzerine de 1 yumurta sürerek pişirdim. Tadı su böreği gibi oldu ama çıtır bir su böreği. Biz çok beğendik :D

Püf Noktası: Bu yufkayı börek için kullanacaksanız önemli iki nokta var. Yufkalar çok yağ çekiyor, o yüzden normal yufka için kullandığınız yağı oldukça azaltarak tariflerinizi uygulayın. Bir diğer püf nokta ise; çok ince oldukları için bir anda kızarıveriyorlar, bu yüzden 160 derecede sık sık kontrol ederek pişirin.

Afiyetle...

9 Mart 2011 Çarşamba

Her Yerde Kar Var!


Pazartesinden beri yağan kar sonucu evlerde mahsur kaldık :D İşte penceremin şimdiki manzarası :)



Bu arada kar tipi şeklinde yağmaya devam ediyor...

7 Mart 2011 Pazartesi

Minestrone

"Minestrone" bir İtalyan lezzeti daha :) Tadı bildiğimiz sebze çorbasına çok yakın.


Malzemeler

1/3 çay bardağı zeytin yağı
125 gr soğan
60 gr kereviz
60 gr havuç
60 gr lahana
60 gr kabak
1 diş sarımsak
125 gr domates
1,5 l tavuk suyu
1 avuç kadar (20 gr) makarna
100 gr kuru yada 200 gr haşlanmış kuru fasulye
Maydanoz
Fesleğen
Tuz, Karabiber
Permesan peyniri

Yağı tencereye koyup orta ateşte kızdırıyoruz. Piyazlık doğranmış soğan, zar şeklinde küçük doğranmış havuç, kereviz ve dövülmüş sarımsağı ekliyoruz. Yumuşana kadar, kahverengileştirmeden pişiriyoruz. Şerit seklinde (julyen) doğranmış lahana ve küp küp doğranmış kabaklarımızı da ekleyip 5 dk daha kavuruyoruz.

Tavuk suyu, ezilmiş domatesler ve fesleğeni yumuşayan sebzelerimize ekleyip, kaynatıyoruz. Kaynadıktan sonra altını kısın. Sebzeler tam pişmeden pişmeye çok yakınken makarnaları atıp, pişirmeye devam ediyoruz.

Makarnalarımızda pişince haşlanmış kuru fasulyelerimizi ekleyip, bir kez daha kaynatıyoruz. Kaynadığı zaman içine kıyılmış maydanoz, tuz ve karabiber de ekleyip altını kapatıyoruz.

Servis yapmadan önce isterseniz rendelenmiş permesan peyniri ile de süsleyebilirsiniz.

Soğuk kış günleri için tam bir sağlık bombası ... :)

Afiyetle...

4 Mart 2011 Cuma

Polenta Pasticciata

İtalyan erkekleri bunları yedikleri için yakışıklı oluyorlarmış. Denemekten zarar gelmez, doğru mutfağa... :D

İtalyan mutfağının ünlü (ülkemizde olmasa da) yemeklerinden. Polenta yemeğin kalbi. Üzerine eklediğiniz sosa göre de yanına isim alıyor. Benimki kıymalı ve domatesli bir sos yani 'Pasticciata'.


Yemeğimiz 3 parçadan oluşuyor. Polenta, domates sos ve kıymalı sos.

Polenta

500 ml su
100 gr mısır unu
10 gr tereyağı
tuz

Suyu ve tuzu bir tencereye koyup kaynatın. Kaynayan suya çok çok yavaş bir şekilde mısır ununu eklemeye başlayın. Ama bu arada diğer elinizde de mikseriniz eklenen mısır ununu var gücüyle karıştıracak. Bu yavaş yavaş dökme ve devamlı karıştırma çok önemli, mısır ununun topaklaşmaması lazım. Düşük ısıda yaptığımız bu işlem bitince mısır unu patates püresini andıran bir kıvama gelene kadar karıştırıyoruz. Ve içine tereyağımızı da atıp erittikten sonra polentamız hazır.

Polentayı isterseniz bu şekilde üzerine permesan dökerek de yiyebilirsiniz.

Ama biz farklı bir sunum düşündüğümüz için, yaklaşık 18x18 bir kabı biraz yağlayıp, polentayı içine döküyoruz. Kabınızın boyu çok da önemli değil aslında, polentayı döktüğünüzde kalınlığı 1 parmaktan az 2 parmaktan çok olmayacak bir kap olsun yeter. Artık polenta hazır, soğumaya bırakıyoruz. Soğuduktan sonrada resimdeki gibi dilimliyoruz.


Gelelim soslara...

Domates sosu

80 ml zeytin yağı
40 gr soğan
40 gr havuç
40 gr kereviz
500 gr domates
1 diş sarımsak
tuz, şeker

Yağımızı tencerede ısıtıyoruz. İnce ince kıyılmış soğan, havuç ve kerevizi ekleyip yumuşayana kadar yaklaşın 3-4 dk kavuruyoruz. Dövülmüş sarımsak, domatesler (4-5 parçaya bölseniz yeter), tuz ve 1 çay kaşığı kadar şeker ekliyoruz. Üzerini kapatmadan kıvam alıncaya kadar kaynatıyoruz. Sos kıvamına gelince rondodan geçiriyoruz.

Bu domates sos tarifini makarnalarda da deneyebilirsiniz, çok lezzetli oluyor.

Kıymalı Sos

250 gr kıyma
250 ml et suyu yoksa aynı oranda su ve 1 et bulyon
60 ml kırmızı şarap (isteğe bağlı)
Domates sosumuz
İnce kıyılmış maydanoz
Fesleğen

Tüm malzemeyi aynı anda bir tencereye koyup 1 saat boyunca üzeri açık bir şekilde pişirin.
Bu sos da makarnalar için harika.

Evet, gelelim Polenta Pasticciata'ya :)

Fırın kabımızın içine soğuduktan sonra kestiğimiz polentalarımızı gelişi güzel yerleştiriyoruz. Üzerine de hazırladığımız sosu döküyoruz. En üste ise biraz permesan peyniri ekleyip, peynir eriyene kadar kısa bir süre fırınlıyoruz. İşte hepsi bu.

Ayrıca, 'anneeeee akşama ne varrr' diyenlere bütün ukalalığınızla 'Polente Pasticciata' diyebilirsiniz. : D

Afiyetle...

2 Mart 2011 Çarşamba

Frigo

Yapması çok kolay bir tatlı. Yaklaşık 6-7 dk'da yapabileceğiniz ve herkesin beğeneceği, hafif bir tat.

Malzemeler:

1 paket kremşanti
1 su bardağı süt
1 paket vanilya
100g bisküvi
2 adet muz
1 kahve fincanı ceviz
1 adet portakal kabuğu rendesi

1 paket krem şantiye vanilyayı da ekleyip 1 su bardağı (200 ml) süt ile 2-3 dk çırpıyoruz. İçerisine önce bisküvileri kırarak koyuyoruz. Sonra muzları dilimleyip ekliyoruz. Portakal kabuğu rendesi ve kırık cevizide ekleyip karıştırıyoruz.
Ben karışımı silikon cup-cake kalıplarına koydum. Ama isterseniz bir kaba streç film yayıp karışımı üzerine de dökebilirsiniz. Hazırladığınız tatlıyı buzluğa atıp soğumasını bekleyin.


Servis etmeden önce; cup-cake kalıplarınızdan çıkarın (eğer bir kaba döktüyseniz dilimleyin) ve üzerini çikolata sos ile süsleyin.

Değişik bir tat için, içerisine muz yerine kuru kayısı parçaları da eklenebilir.

Afiyetle...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...