29 Eylül 2011 Perşembe

Çikolatalı Pan Cake


Geçen gün canım tatlı istedi ama açıkçası hamurmuş, fırınmış uğraşmak da istemedim. Ve bu pratik ve çok lezzetli tatlıyı yapıverdim :)



Malzemeler:

Pan Cake için;
2 su bardağı un
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
2 kahve fincanı toz şeker
2 yumurta
60 gr oda sıcaklığında margarin
1,5 su bardağı süt
Bir tutam tuz

Çikolata sosu için;
150 gr bitter çikolata
1 paket krema

Arası için;
Dövülmüş fındık

Bir karıştırma kabında un, kabartma tozu, şeker ve tuzu harmanlıyoruz. Üzerine yumurtaları ve parçalanmış margarini ekleyip karıştırıyoruz. Tel çırpıcı ile karıştırarak sütü ekliyoruz.

Krep hamurundan biraz daha koyu kıvamlı pürüzsüz bir karışım olana kadar karıştırıyoruz.

Krep tavasını az yağlayıp bir kepçe karışımımızdan döküyoruz. Üzerinde kabarcıklar olana kadar bir tarafını pişirip çeviriyor ve diğer tarafını da pişiriyoruz. Pan Cake'lerimiz tıpkı krep gibi altın sarısı olacaklar.

Tüm karışımı bitirene kadar aynı işlemleri tekrarlıyoruz.

Diğer bir tarafta bir tencereye su koyup kaynatıyoruz. Tencerenin içine ısıya dayanıklı başka bir kap koyup çikolatalarımızı bu kaba atıyoruz. Çikolataların içine asla su girmemeli.

Ben mari usulü erittiğimiz çikolatalarımıza bir paket kremayı da ekleyip homojen bir karışım elde edene kadar karıştırıyoruz.

Servis tabağımıza bir adet pan cake koyup üzerine çikolata sosundan yayıyoruz. Çikolata sosun üzerine de öğütülmüş fındık serpiyoruz. Daha sonra üzerine bir pan cake daha koyuyoruz. Aynı işlemleri malzemelerimiz bitene kadar tekrarlıyoruz. Daha sonra buz dolabına koyup çikolatanın sertleşmesini sağlıyoruz.

Çikolatalar sertleştikten sonra çikolata soslu pan cake'imiz servise hazır.



Bu tarifi uygularken dilerseniz arasına fındık yerine ceviz, fıstık, badem gibi yemişler yada muz, çilek gibi taze meyveler de koyabilirsiniz.

Ayrıca çikolata yerine bal veya pekmez dökerek de servis yapabilirsiniz.

Yani kısacası bu tatlı sizin zevkinize ve mutfağınızdaki o anda bulunan malzemelere göre kolaylıkla şekil değiştirebilir :)

Afiyetle...

27 Eylül 2011 Salı

Ali Nazik



Bu tarifin ismi vayyy dedirtiyor :) Çok zormuş gibi geliyor ama aslında çok kolay bir yemek. Misafirlerinizi de çok şık ağırlayacak bu tarifi özellikle patlıcan severlere tavsiye ederim.


Malzemeler

500 gr patlıcan
250 gr kıyma
1 büyük soğan
3-4 sivri biber
Maydanoz
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
Tereyağı
4-5 diş sarımsak
500gr yoğurt
Tuz, karabiber

Öncelikle soğanı ve biberleri çok ince kıyıyoruz. Geniş bir tavada tereyağını eritip, soğanı ve biberleri ekliyoruz. Soğanlar yumuşayınca kıymayı ekleyip kavurmaya devam ediyoruz. 

Kıyma suyunu salınca salça ve kıyılmış maydanozunu koyup suyunu çekene kadar pişiriyoruz.

Patlıcanları soymadan üzerine bıçakla bir kaç delik açıyoruz ve 200 derece fırında közlüyoruz. Közlenen patlıcanların başını kesip, ikiye bölüyoruz. Çekirdeklerini çıkarıp, bir kaşık yardımıyla patlıcanları kabuklarından ayırıyoruz. Üzerine biraz tuz ekleyip, incecik kıyıyoruz.

Bir karıştırma kabında yoğurt ve dövülmüş sarımsağı karıştırıyoruz. Patlıcanları da içine ekliyoruz.

Servis sırasında tabağa önce yoğurtlu karışımı, üzerine de kıymalı karışımı koyuyoruz. En üste ise bir tavada erittiğimiz tereyağı ve toz biber sosunu döküyoruz.

Afiyetle...

25 Eylül 2011 Pazar

Yeni Sayfam Yayında... 'Şarap Yapımı'


Sevgili arkadaşlarım, hafta başında sizlere söylediğim gibi Şarap Yapımı sayfam artık yayında.

Sizlere bu sayfada basit ve ev ortamında şarap yapma teknikleri anlatacağım. Bu seneki bağ bozumu ile serüvenime başlayıp, evde yaptıklarımı bir günlük şeklinde sizlerle paylaşacağım.


Her yeni yayını Şarap Yapımı sayfamın sonuna ekleyerek devam edeceğim gibi aynı anda da burada duyuracağım.

Başlangıç olarak Üzüm, Şarap Yapımına Genel Bakış ve Hazırlık bölümlerim bu gün yayında :) Buraya tıklayarak veya yukarıda ki menü bölümünden sayfama ulaşabilirsiniz.

Sevgiler....

23 Eylül 2011 Cuma

7 Dakikada Brownie

Böyle pratik tariflere bayılıyorum. Özellikle tatlı krizleri için ideal. Hamuru karıştırıyorsunuz ve 7 dakika sonra yiyorsunuz :)


Malzemeler

1 su bardağı süt
1 su bardağı sıvı yağ
1,5 su bardağı toz şeker
4 çorba kaşığı kakao
3 yumurta
1,5 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya

Süt, yağ, şeker ve kakaoyu bir karıştırma kabına alıp mikserle çırpıyoruz. Bu karışımdan 2 su bardağını küçük bir tencereye veya tavaya alarak ayırıyoruz.

Karışımdan 2 su bardağı ayırdıktan sonra, karıştırma kabına yumurta, un, kabartma tozu ve vanilyayı da ekleyip bir kaşıkla havalandırarak karıştırıyoruz.

Karışımı bekletmeden mikrodalga fırınınıza sığan bir kaba dökün. Ben 20x20 boyutlarında bir borcama döktüm.

Mikrodalga fırınınızın ısısını 600 Walt'a  süresini de 7 dk ayarlayın.



Kekimiz pişerken tencereye ayırdığımız 2 bardak kakaolu karışımı da ocakta ısıtıyoruz. Ara sıra karıştırarak şekerinin iyice erimesini sağlıyoruz.

Kekimiz 7 dk sonunda piştiğinde resimdeki gibi önce dilimleyip sonra da üzerine sosu gezdirerek döküyoruz. Kekimiz sosunu emip, soğuduktan sonra servis yapabiliriz.



Çikolata krizi gelenler sıcak sıcak da yiyebilirler :)))

Afiyetle...



20 Eylül 2011 Salı

Tatlı Telaşlarım :)


Son birkaç gündür hiç durmadan koşturuyorum. Sanırım ağrımayan kasım yok :) Malum okullar açıldı. Geçen hafta kıyafetler bu hafta okula, servise, kırtasiyeye koşturmacalar... Tabi ki defter kaplama partim :) Birde tüm bunların arasına hafta sonu bağ bozumu eklendi.

Eşimde kendi şarabımızı yapma konusunda bu güne kadar çok yol aldık :) Geçen haftaki mimde de bahsetmiştim kendimize ait ufak bir bağ hayalimiz var. Ama bağımız yok diye şarap yapmayacak değiliz :) Ankara'da yaşadığımız için bu konuda şanslıyız. Evimize 1-1,5 saat uzaklıkta olan Kalecik'de yetişen dünyaca ünlü "Kalecik Karası" üzümlerini toplayabildiğimiz bir bağ var. Bağın sahibi üzümleri bizim gibi hobiciler için yetiştiriyor. Zamanı gelince de oraya gidip kendi üzümümüzü topluyoruz.

Bu sene havaların geç ısınmasından ve 2 kere dolu yağmasından dolayı gittiğimizde gördüğümüz manzara bizi biraz üzdü. Bu sene ne yazık ki mahsuller hava şartlarından kötü etkilenmiş. Ama neşemizi kaçırmadık ve çocuklarla beraber çok eğlenceli ve biraz yorucu bir bağ bozumu yaptık. 160 kilo kalecik karası bu seneki mahsulümüz. Tabi bağ sahibinin bizler için yetiştirdiği hormonsuz, ilaçsız, hatta sadece yağmur suyuyla sulanan nefis domatesleri, kavunları da topladık. Eee gelmişken bademimizi, pekmezimizi, turşumuzu da alalım derken arabada bize yer kalmadı :) Dönüş yolunda herkesin ayağının altı kucağı doluydu :))

Pazar günü ise yine ailecek oturduk sabah erkenden balkona, başladık üzümleri sıkmaya :) 160 kilo tabi, bütün günümüzü aldı. Ama ailecek ufacık bir mekanda televizyon, bilgisayar, telefon vs. olmadan sadece sohbet ederek ve gülerek geçirdiğimiz üzümlerden dolayı yapış yapış olduğumuz, çok yorulduğumuz ama müthiş eğlendiğimiz, nefis bir gündü :)))

Şimdi şaraplarımız yavaş yavaş olmaya başlayacak, bu uzun bir yolculuk. Ve blogumda yeni bir sayfa açıp size şarap hakkında her bilgiyi aktarmaya çalışacağım.

Bu eğlenceli bağ bozumu resimlerimizi ve bu sene biri liseye, diğeri de 3. sınıfa başlayan oğullarımın resimlerini sizlerle paylaşmak istedim :) Buyrun .... 


Kalecik Karası

 Oğullarım gerçekten çok yardımcıydılar :)


Sevgilim, Eşim :)

Onlar topladı ben yedim :)))


Oğul babayı geçerse :)))


Vee okula başlayan çocuklarım :)

Sevgilerle...



16 Eylül 2011 Cuma

Zeytin Yağlı Kabak Kayığı ve Mim


Bazı sebzeleri bizimkilere yedirebilmek için nasıl allayıp pullayacağımı şaşırıyorum. Bu kabağı yaptığımda "eyvah yine gözüm doymadı çok yaptım, sürünecek" dedim ama anında bitti. İkişer, üçer tane yediler :) Resim maalesef güzel çıkmamış ama tadı ve sunumu gerçekten çok güzel.



Malzemeler

4 adet kabak
1 adet soğan
2 adet domates
150 gr bezelye
1 kahve fincanı pirinç
Dereotu
Zeytin yağı
Tuz
Şeker

Düdüklü tencereyi ateşe koymadan önce ince ince kıyılmış soğanları, küp küp doğranmış domatesleri, bir çay kaşığı şekeri ve tuzu tencerenin içine koyup, çok ezmeden yoğurur gibi elinizle harmanlayın.

Bezelyeyi eklemeden önce haşlamamız gerekiyor. Çünkü kabak bezelyeden önce piştiği için eriyebilir. Haşladığımız bezelyeyi ve pirinci de ekleyip harcımızı harmanlıyoruz.

Kabaklarımızın başlarını ve kabuklarını temizledikten sonra boyundan ikiye kesiyoruz. Bir tatlı kaşığı yardımı ile kabakların çekirdekli kısmını oyup kayık şekli veriyoruz. Hazırladığımız kabakları oyuk kısı aşağıda kalacak şeklide tenceremize harçların üzerine yerleştiriyoruz.

Düdüklü tenceremize zeytin yağı ve bir çay bardağı su koyup ağzını kapatıyor ve ateşe koyuyoruz. İlk tısladığında düdüğünü kapatıp, ikinci tıslama da altını kısıyoruz. İkinci tıslamadan sonra 5 dk bekleyip altını kapatıyoruz.

Soğuduktan sonra bir servis tabağına önce kabaklarımızı alıyoruz. Sonra içlerine harcımızı dolduruyoruz. Son olarak üstünü kıyılmış dereotu ile süsleyip servis edebiliriz.

Afiyetle...

Gelelim mime :) Sevgili Nesliname beni mimlemiş ve soruyor "Ölmeden önce ne yapmak isterim?"

Eşim ile evlenmeden önce o askerliğini yaptığı zamanlarda izne gelirdi. Gezer tozardık vakit ayrılık vakti olunca ona bakmaya, sarılmaya doyamazdım. Bir gün bana "son nefes asla yetmez" dedi. Ne kadar doğru bir söz! O günden beri beni çok etkileyen ve sıklıkla kullandığım bir söz oldu "Son nefes asla yetmez!!!"

İşte bu yüzden yapmayı isteyeceğimiz şeylerin sonunun geleceğini sanmıyorum. "Hayatımda istediğim her şeyi yaptım artık ölebilirim" diyemez bir insan. İstekler asla bitmez :) 100 yaşına bile gelsek yapmayı umduğumuz şeyler olacaktır eminim. Umut et son ölür!

Ama şu an bir kerede aklımdan geçen şeyler genelde ailemle ilgili. Öncelikle çocuklarımın başarılı, kendi ayakları üzerinde durabilen bireyler olduğunu görmek isterim. Sonra sevgili eşimle beraber hep ertelemek zorunda kaldığımız anca emekliliğimizde yapabileceğimiz hayallerimizi gerçekleştirmek isterim. Onlar ne mi :)

Önce deniz kenarında bir arsa alıp kendi evimizi yapmak. Ama öyle bir yapmak ki fayanslarını bile çiniden kendimiz yapmak istiyoruz :)) sonra o evin bahçesine bir bağ yapmak. Ve bizi idare edecek kadar sebze meyve :)) Yine o evin bahçesinde, bir köşede amatör şarap yapımı için kullanacağımız mahzenimiz olacak. Bahçenin başka bir yerinde bir taş fırın. Ve limanda yine kendimizin yaptığı el  yapımı bir yelkenli.

Ölmeden önce o evde sevgilim, tek aşkım eşimle en az 50 yıl yaşamak ve o yelkenliyle gezmedik kıyı bırakmamak istiyorum :)) Allah umarım bizi hiç ayırmaz, sağlık, huzur ve para verir de biz de hayallerimize kavuşuruz.

Gerçi her geçen yıl bizim bu ev projemize yeni bir şeyler ekleniyor :) Emekliliğe kadar malikaneye de dönebilir "bide şu olsun, bide bu olsun" diye diye ... :))) Olsun Allah yardımcımız olur inşallah :)

Şimdi gelelim mim zincirini döndürmeye...

Alternatif Mutfak Handan, Pembe Kekik, Mutfağa Buyrun Sevda, Sarı Mutfak Hande, Derya Ablacığım ve cevaplamak isteyen herkesi mimliyorum...

Söyleyin bakalım ölmeden önce ne yapmak istersiniz ???

Sevgiler...

14 Eylül 2011 Çarşamba

Patates Hamurlu Ay çöreği



Bu tarife bayılıyorum. Hamuru nefis oluyor. Bu sefer içini peynirli yaptım ama kıymalıda çok yakışıyor. Denemenizi tavsiye ediyorum :)


Malzemeler

3 adet patates
200 gr margarin
1 yumurta
4- 4,5 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
Tuz
Susam

İçi için;
150 gr istediğiniz bir peynir (birkaç çeşit karıştırınca da çok güzel oluyor)
Dereotu
Maydanoz

Patatesleri haşlayıp bir karıştırma kabına rendeleyin. Üzerine margarini, yumurtanın beyazını, unu, kabartma tozunu ve tuzu ekleyip hamur elde edene kadar yoğurun.

Hamuru altı parçaya bölün. Her parçayı yaklaşık 15 cm çapında açın. Açılan hamurlarımız çok ince olmayacak. Resimdeki gibi artı şeklinde dörde bölün ve geniş tarafına başka bir kapta karıştırdığımız peynir, dereotu ve maydanozlu harcınızdan koyun. Yine geniş taraftan uca doğru yuvarlayarak sarın ve ay şekli verin.


Dilerseniz içini 200 gr kıyma ve 1 adet soğanı kavurarak da hazırlayabilirsiniz. Hatta acı severler içine biraz da acı biber ekleyebilirler.

Ay şekli verdiğiniz çöreklerinizi yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizin. Üzerlerine yumurta sarısı ve biraz zeytinyağı karışımı sürüp susam serpin. Önceden 175 derecede ısıtılmış fırında 25-30 dakika pişirin.

Afiyetle...

12 Eylül 2011 Pazartesi

Roka Salatası


Bu gün size basit bir salata/mezem var. Mayhoş tadıyla roka severler için :)


Malzemeler

1 demet roka
3-4 adet kırmızı biber
2 su bardağı süzme yoğurt
2 diş sarımsak
Tuz
Tereyağı

Kırmızı biberleri haşlayıp kabuklarını soyun. Temizledikten sonra küçük küçük doğrayın.

Bir tavada bir yemek kaşığı tereyağı eritip ince ince doğradığınız rokaları ve kırmızı biberleri soteleyin.

Sotelenmiş roka ve biberleri hazırladığınız sarımsaklı yoğurtla karıştırıp tuzunu da ekleyin. Servis tabağına aldıktan sonra sote yaptığınız yağıda üzerine gezdirin.

Dolapta soğuttuktan sonra servis yapabilirsiniz.

Afiyetle...

9 Eylül 2011 Cuma

Gül Biber


Herkese merhaba... Bu gün size nefis yemekleriniz için şık bir süsleme hazırladım. Yapımı çok basit ve herkes çok beğeniyor.

Ben salam kullandım ama siz isterseniz jambon veya pastırma da kullanabilirsiniz.



Malzemeler

Her bir gül için;
1 adet charleston biberi gibi sap tarafı kalın biber.
2 ince dilim salam

Öncelikle biberimizi sap tarafından iki parmak uzunluğunda kesiyoruz. Uç kısmını başka bir yemekte kullanmak için ayırıyoruz, bize gereken sap tarafı. Düz olan kestiğimiz tarafı resimlerdeki gibi üçgen üçgen kesiyoruz. Biberin çekirdeklerini temizliyoruz ama asla sapını koparmıyoruz. Biberin sapı güllerimizin sapı olacak :)

Daha sonra ince iki dilim salamı alıyoruz. Her ikisinide bir tarafı diğerinden çok az daha yükselte olacak şekilde katlıyoruz.


Yarım daire şeklindeki salamlarımızı resimdeki gibi birinin ucu diğerinin ortasına gelecek şekilde üst üste koyuyoruz.


Daha sonra altta kalan salamın diğer taraftaki ucunu ötekilerin üzerine doğru katlıyoruz. Ve aynı işlemi diğer salam için de yapıyoruz.



Gülümüz hazır.

Hazırladığımız gülümüzü temizlediğimiz biberin içine koyuyoruz. Hepsi bu kadar :)


Afiyetle...

7 Eylül 2011 Çarşamba

Sosyete Mantısı


 
Bugün size yapımı basit, çok lezzetli bir tarifim var. Bilenler bilir, denemeyenler de mutlaka denesinler.


Malzemeler

3 adet yufka
250 gr kıyma
1 adet soğan
1 yemek kaşığı salça
1/2 su bardağı sıvı yağ
1/2 su bardağı su
Tuz, karabiber

Üzeri için;
2 kase yoğurt
3-4 diş sarımsak
Tereyağı
1 yemek kaşığı salça

Bir karıştırma kabının içerisine soğanı rendeleyin. Üzerine kıymayı, salçayı, tuz ve karabiberi de ekleyip yoğurun. Başka bir kapta da su ve sıvı yağı karıştırın.

Yufkanızı tezgaha açıp artı şeklinde dörde bölün. Üçgen olan parçayı resimdeki gibi geniş tarafı size bakacak şekilde tezgaha serin. Yağ ve su karışımıyla yufkayı ıslattıktan sonra, kıymayı yufkanın geniş tarafı boyunca serin. Yufkayı rulo yapın ve sonra da resimde ki gibi yuvarlak olacak şekilde sarın.






Tüm mantılarımızı bu şekilde yaptıktan sonra pişirme kağıdı serilmiş bir tepsiye diziyoruz. Kalan yağ-su karışımını da üzerlerine döküyoruz. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında kızarana kadar pişiriyoruz.

Bu tarifi aynı şekilde hazırlayıp fırında pişirmek yerine, kızgın yağda da kızartabilirsiniz.

Fırından çıkan mantılarımızı servis tabağına alıp üzerine önce sarımsaklı yoğurt karışımını döküyoruz. Bir tavada tereyağımızı eritip salça ile pişiriyor ve onu da yoğurdun üzerine döküyoruz. Üzerini nane, pul biber, sumak gibi istediğiniz baharatlarla süsleyip, sıcak olarak servis yapın.

Afiyetle...

5 Eylül 2011 Pazartesi

Balık Köftesi


Balık köftesi hem ana yemek, hem de ara sıcak olarak sunabileceğiniz harika bir tarif. Denemenizi tavsiye ederim.

Malzemeler

2 adet balık (palamut veya istavrit - balığın etli olması gerekiyor)
2 orta boy patates
1 büyük soğan
1 adet defne yaprağı
1 dal kereviz sapı
1 avuç dolmalık fıstık (ince kıyılmış)
1 avuç kıyılmış maydanoz
1 avuç irmik
Tuz, karabiber

Bir tencereye su koyup içine temizlenmiş balıkları, patatesleri, soğanı, defne yaprağını ve doğranmış kereviz sapını koyup kaynatın. Yaklaşık 20 dk sonra balıklar haşlanmış oluyor. Balıklar haşlanırken erimemelerine dikkat etmelisiniz. Balıklar haşlanınca tencereden alın ve soğumaya bırakın. Bu sırada patatesler ve soğan haşlanmaya devam edecek. Sırasıyla patatesleri ve soğanı haşlandıktan sonra tencereden alıp soğutun.

Balıklar soğuyunca derilerini ve kılçıklarını ayıklayın.

Bir karıştırma kabında patatesleri püre haline getirin. Soğanı da ezerek üzerine ekleyin. Daha sonra üzerine temizlenmiş balıkları, kıyılmış dolmalık fıstıkları (çiğden), kıyılmış maydanozu, irmiği, tuz ve karabiberi ekleyip iyice yoğurun.

Kıvamı ne çok sert, ne de çok yumuşak olmamalı. Şekil alabilecek ve ele yapışmayacak ama çok da sert olmayacak. Eğer kıvamı tam olmamışsa içine biraz daha irmik veya ekmek içi ekleyebilirsiniz.

Köftelerimize mekik şekli verip üzerini kapatıyoruz ve buzdolabında 1-2 saat dinlendiriyoruz.

Dinlenen köftelerimizi kızgın yağda kızarttıktan sonra sıcak olarak servis yapıyoruz.

Afiyetle...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...