31 Ekim 2011 Pazartesi

Haydari


Herkese merhaba :)

Geri sayım başladı! Bayram tatiline son 5 gün :)

Bu gün ki tarifim nefis bir meze. Hem çok lezzetli hem de çok pratik. Yapmanız 5 dakikanızı bile almayacak ;)


Malzemeler

1 su bardağı süzme yoğurt
3 yemek kaşığı beyaz peynir
1 yemek kaşığı zeytin yağı
2 yemek kaşığı kuru nane
1 çay kaşığı kimyon
1 tatlı kaşığı kekik

Bir karıştırma kabına beyaz peyniri koyup çatalla eziyoruz. Üzerine yoğurdu ve tüm baharatları da ekleyip karıştırıyoruz. Son olarak servis tabağına alıyoruz.

İste hepsi bu kadar :) Eğer tuzsuz bir peynir kullanıyorsanız içine biraz da tuz ekleyebilirsiniz.

Afiyetle...

28 Ekim 2011 Cuma

Brownie Kurabiye

Bu gün size vereceğim kurabiye tarifi bu yaz tüm bloglarda meşhur olan brownie kurabiye. Ama bu biraz daha farklı :) İnanın yiyen herkes "yok böyle bir kurabiye"diyor. Çok çok lezzetli ve bağımlılık yapıyor :) Tarifi geçen Nisan'da sevgili Özgen'de görüp kenara not etmiştim. Ben biraz değiştirerek yaptım ama Özgen'in orijinal tarifi için buraya tıklayın.

Benim tarifimde sayı biraz fazla çıkıyor. Çünkü çocuklar okula arkadaşlarına götürmek istiyor. Siz dilerseniz yarım ölçü yapabilirsiniz. Yapımı biraz uzun ve zahmetli ama yine de mutlaka deneyin, pişman olmayacaksınız :)

Malzemeler (40-50 adet için)

Hamuru için;
3 yumurta
150 gr margarin
1 çay bardağı sıvı yağ
1,5 su bardağı toz şeker
4,5 yemek kaşığı kakao
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
Aldığı kadar un (yaklaşık 4,5 su bardağı)

Pudingi için;
1 paket kakaolu puding
2 bardak süt

Şerbeti için;
2,5 su bardağı sıcak süt
2 yemek kaşığı nescafe
4 yemek kaşığı toz şeker 

Çikolata sosu için;
1 çorba kaşığı (silmenin biraz üstü) mısır nişastası,
2 çorba kaşığı şeker,
1 su bardağı süt,
50 gr. bitter çikolata

Süslemek için şekerli pasta süsü veya hindistan cevizi

Öncelikle tüm hamur malzemesini bir karıştırma kabında yoğurarak yumuşak bir hamur elde ediyoruz. Hamurumuz biraz dinlenirken bizde kakaolu pudingimizi 2 su bardağı süt ile pişirerek koyu kıvamlı bir puding hazırlıyoruz.

Hamurumuzdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elimizde top şeklinde yuvarlıyoruz. Daha sonra parmağımızla içini oyup bir çay kaşığı kadar puding koyuyor ve kapatarak tekrar top şekline getiriyoruz. Aynı içli köfte yapar gibi :)


Yağlı kağıt serili fırın tepsimize kurabiyelerimizi diziyoruz. Önceden 180 derecede ısıtılmış fırınımızda 25 dakika pişiriyoruz.

Kurabiyelerimiz piştikten sonra ılımaya bırakıyoruz. Bu sırada diğer tarafta şerbetini ve sosunu hazırlıyoruz.

Şerbeti için sütümüzü ısıtıp kahve ve şekeri ekleyerek, tamamen eriyene kadar karıştırıyoruz.

Çikolata sosu için bitter çikolata hariç tüm malzemeyi ufak bir tencerede karıştırarak pişiriyoruz. Kıvama gelip kaynadıktan sonra altını kapatıp bitter çikolatalarımızı da içine ekliyoruz. Çikolatalar eriyince, iyice karıştırıyoruz.

Ilıyan kurabiyelerimizi bekletmeden şerbete sokup çıkarıyoruz. Burada beklememesi çok önemli sokup çıkarmanız yeterli olacaktır. Islattığımız kurabiyeleri tekrar tepsimize diziyoruz.

Tüm kurabiyeler ıslandıktan sonra üzerine çikolata sosundan birer tatlı kaşığı döküyoruz. En üste de süsleme için pasta şekeri veya hindistan cevizi serpiyoruz. Dilerseniz çekilmiş ceviz veya fıstık gibi tadı uyumlu başka bir malzeme de seçebilirsiniz.

Hazır olan kurabiyelerimiz bu şekilde içini çekip, üzerindeki çikolata sos donana kadar tepside 1 saat kadar bekleyecek. Daha sonra servis tabağına alıp, şöyle güzel bir kahve ile yiyebilirsiniz :)

Afiyetle...


26 Ekim 2011 Çarşamba

Kıymalı Kapalı Pide

Herkese merhaba,

Bu tarifi geçen gün gazetede Sahrap Soysal'da gördüm. Hemen denedim. Gayet güzel oldu bence :)

Malzemeler

Hamuru için;
5 su bardağı un
1 adet haşlanmış patates
1 paket toz maya
1 çay bardağı sıvı yağ
2 yemek kaşığı yoğurt
1 yemek kaşığı toz şeker
2 çay kaşığı tuz
Aldığı kadar su

İç harcı için;
400 gr dana kıyma
3 adet orta boy soğan
2 adet sivri biber
3 yemek kaşığı sıvı yağ
Yarım demet maydanoz
Tuz, karabiber, pul biber, kekik

Öncelikle patatesimizi haşlayıp, rendeliyoruz. Daha sonra bir karıştırma kabına bütün hamur malzemesini koyup, iyice yoğuruyoruz. Hazır olan hamurumuzun üzerine nemli bir bez örtüp yarım saat mayalanması için dinlenmeye bırakıyoruz. Her 10 dakikada bir kısa bir süre yoğurup geri dinlenmeye bırakıyoruz.

Hamurumuz dinlenirken iç harcımızı hazırlamak için bir tavaya sıvı yağ koyup ısıtıyoruz. İçine ince doğranmış soğanı ve biberi koyup kavuruyoruz. Daha sonra kıymayı ve maydanozu da ekleyip kavurmaya devam ediyoruz.  Son olarak tuzunu ve baharatlarını da koyup soğumaya bırakıyoruz.

Hazırladığımız hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar koparıp 5 dakika daha dinlendiriyoruz. Bezeleri oklava ile ince uzun şekilde açıyoruz.

Açtığımız hamurun içine iç harcımızdan koyup resimdeki gibi kapatıyoruz.

Hazırladığımız pideleri yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine diziyoruz. Önceden 180 derece ısıtılmış fırında kızarana kadar pişiriyoruz. Dilerseniz piştikten sonra üzerine tereyağı da sürebilirsiniz.

Afiyetle...

19 Ekim 2011 Çarşamba

Acı Biber Turşusu

Herkese merhaba..

Şu acı biberi bir yiyen pişman, bir de yemeyen :))) Yana yana yiyoruz :))

Sevgili annem ve babam emekli olduktan sonra Anamur'daki yazlığımıza taşındılar. Yaz tatilinin sonlarına doğru minik bahçesinde yetiştirdiği bu acı biberleri bize yollamıştı. Bende onlardan turşu yaptım, şimdi yana yana yiyoruz :)


Malzemeler
250 gr acı biber
4-5 diş sarımsak
1 yemek kaşığı kaya tuzu
Üzerini kapatacak kadar sirke

Öncelikle biberleri resimdeki gibi bir çatalla deliyoruz. Bu işlem sırasında mutlaka elinize bir eldiven giyin. Çünkü acı yıkasanız bile geçmiyor ve elinizi gözünüze sürerseniz çok fena yanıyor.

Tüm biberleri bu şekilde hazırladıktan sonra cam bir kavanoza koyuyoruz. İçine tuzunu ve 4-5 diş sarımsağı da temizleyip ekliyoruz. Üzerini kapatacak kadar da sirke koyuyoruz. Ben bunun için evde karışık meyveler ile kendi yaptığımız sirkeyi kullandım. Tamamen sirke koymamın amacı da hem uzun dayanması hem de kendi sirkemizin tadının piyasadakilere göre çok daha güzel bir tat vermesi.

Kavanoza gereken tüm malzemeleri koyduktan sonra, biberlerin su üstüne çıkmaması için bir ağırlık koymanız gerekiyor. Ben plastik bir yoğurt kapağını bir tarafından ortasına kadar kesip, kıvırarak kavanoza soktum ve kavanozun içinde açarak biberlerin tamamını örtmesini sağladım.

Acı biber turşumuz artık hazır. Yenebilmesi için yaklaşık bir ay geçmesi gerekiyor. Arada sırada tadını kontrol ederek olup olmadığına bakabilirsiniz.

Afiyetle...

17 Ekim 2011 Pazartesi

Şeftali Kremalı Kolay Pasta

Herkese güzel bir hafta dilerim...

Geçen gün evdeki şeftalileri değerlendireyim derken ortaya bu uydurma pasta çıktı :) Her uydurma yemek gibi bu da çok lezzetli oldu :)

Malzemeler

Pandispanya hamuru için;
4 adet yumurta
125 gr toz şeker
125 gr un

Pandispanyayı piştikten sonra ıslatmak için;
Yarım su bardağı süt
1 yemek kaşığı toz şeker

Muhallebisi için;
2 su bardağı süt
Yarım su bardağı un
Yarım su bardağı şeker
100 gr margarin
2 adet şeftali püresi

1 paket kremşanti
1 su bardağı süt (kremşanti için)

Öncelikle bir paket kremşantiyi bir bardak süt ile hazırlayıp buz dolabına koyuyoruz.

Pandispanya için bir karıştırma kabına yumurtaları ve şekeri koyup iyice kabarana kadar çırpıyoruz. Unu eleyerek karışıma ekleyip bir kaşık yardımı ile havalandırarak karıştırıyoruz. 24-26 cm çapında ki kabımızı yağlayıp üzerine biraz un serpiyoruz. Hazırladığımız hamur karışımını kalıbımıza döküp önceden 180 derecede ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar yaklaşık 15-23 dakika pişiriyoruz.


Pandispanyamız pişerken muhallebi için gereken tüm malzemeleri bir tencereye alıp pişiriyoruz. Muhallebimiz pişip soğuduktan sonra hazırladığımız  kremşantiyi içine ekleyip mikserle 5 dakika çırpıyoruz.

Pandispanya hamurumuz piştikten sonra soğumaya bırakıyoruz. Soğuyan pandispanyamızı, yarım su bardağı süt ve 1 yemek kaşığı şekeri karıştırıp ıslatıyoruz.

Pandispanyamızı kalıptan çıkarmadan üzerine muhallebimizi döküp, üzerini süslüyoruz. Kalıptaki pastamızı soğuması ve sertleşmesi için buzdolabında bekletiyoruz. Tamamen soğuyunca kalıptan çıkarıp servis yapıyoruz.



Afiyetle...

14 Ekim 2011 Cuma

Pırasalı Börek


Herkese merhaba...

Bugün büyük oğlumun doğum günü :) 15 yaşı bitiyor! Kendisi çok bozuk çünkü unutmuş numarasındayız ailecek :))) Akşama ona sürpriz bir mini partimiz var, bakalım ne yapacak :))

Bu günkü tarifim pırasa sevenler için. Bu börek gerçekten çok farklı ve bence çok lezzetli. Soğuk bile yenebilen bu böreği sebze sevenlere tavsiye ederim :)

Malzemeler

4 adet yufka
1 su bardağı yoğurt
1 su bardağı sıvı yağ
1 adet yumurta

İç malzemesi için;
1 kg pırasa
150 gr beyaz peynir

Üzeri için;
1 yumurta sarısı
1 kahve fincanı zeytin yağı
Susam

Öncelikle pırasalarımızı çok ince kıyıyoruz ve geniş bir tavada az yağ ile yumuşayana kadar kavuruyoruz. Pırasalarımız soğuyunca içerisine peynirimizi ufalayarak ekliyoruz. Eğer peyniriniz tuzlu ise, tekrar tuz koymanıza gerek yok. Ayrıca dilerseniz pırasayı kavurma aşamasında 2 adet rendelenmiş havuç da ekleyebilirsiniz.

Bir karıştırma kabında bir bardak sıvı yağ, bir bardak yoğurt ve bir yumurtayı karıştırıyoruz.

Bir yufkayı tezgaha serip, yarısına yoğurtlu karışımdan sürüyoruz. Yufkayı yarıya kadar sürdüğümüz yerden ikiye katlıyoruz. Yarım daire şeklindeki yufkamızı resimdeki gibi dört parçaya kesiyoruz.


Her parçaya tekrar fırça yardımı ile karışımımızdan sürüyoruz. Hazırladığımız pırasalı içden geniş tarafına koyup, önce yanlarını içe katlayıp, sonra da sarıyoruz. İç harcını bol koymanızı tavsiye ederim. Çünkü hem pişince azalıyor gibi oluyor, hemde bu börek bol malzemeli daha lezzetli oluyor.

Bu şekilde hazırladığımız böreklerimizin üzerine bir yumurta sarısı ve zeytin yağı karışımını fırça ile sürüp, susam serpiyoruz. Önceden 180 derecede ısıtılmış fırında kızarana kadar pişiriyoruz.

Afiyetle...

12 Ekim 2011 Çarşamba

Mim :)

Sevgili arkadaşlarım Nesliname ve Sevda beni mimlemiş. Çantamı ve içindekileri sormuşlar :)

Değişik çantaları kullanmayı çok seviyorum. Mevsime, gideceğim yere ve giysilerime göre çantamı değiştiriyorum. Bu yüzden belli bir çanta resmi yollamıyorum size. Ama çantamın içindekiler genel olarak bellidir. Cüzdan, telefon, anahtarlar, güneş gözlüğü, ıslak mendil, kağıt mendil, bir de ruj.


İşte çantamdakiler :)

Bu mimi yanıtlamak isteyen herkese yolluyorum.

Sevgiler...



10 Ekim 2011 Pazartesi

Kuzu Gerdan İle Arpacık Soğanı Yahnisi


Bu gün size vereceğim tarif de tam bir bomba. Bu yahninin içindekiler sizleri biraz olsun gribe karşı koruyacaktır, buna eminim :) Buyrun tarife...

Malzemeler (4 kişilik)

4 parça (750 gr) kuzu gerdan
150 gr arpacık soğanı
1 büyük patates
2 yemek kaşığı salça
2 - 2,5 su bardağı su
Tereyağı
Tuz
Çok az şeker

Baharat kesesi için;
bir kibrit kutusu kadar kereviz
2 adet defne yaprağı
1 dal taze biberiye
Bir tutam kekik
Bir tutam tane karabiber

Düdüklü tencerede tereyağını eritiyoruz. Yağımız eriyince etleri koyup iki tarafını da biraz pişiriyoruz. Daha sonra önceden ayıklayıp temizlediğimiz arpacık soğanlarımızı bütün olarak atıp bir kaç dakika kavuruyoruz.

Diğer bir tarafta patatesi minik küpler halinde doğrayıp, tenceremize ekliyoruz. Salça, tuz ve azcık şeker de ilave edip karıştırıyoruz. Daha sonra tenceremize sıcak suyumuzu da koyup kaynamaya bırakıyoruz.

Diğer bir tarafta resimdeki gibi bir tülbendin içine baharat kesesi için hazırladıklarımızı koyup, sıkıca bağlıyoruz. Bu kese baharatların tadının yemeğimize geçmesini sağlayacak ve pişirme işlemi bittiğinde içinden çıkaracağız. Hazırladığımız kesemizi de tenceremizin ortasına yerleştirip, kapağını kapatıyoruz.


Düdüklü tenceremiz ilk tısladığında düdüğünü kapatıyoruz, ikinci tısladığında ise altını kısıp bir saat boyunca pişiriyoruz. Yahnimiz piştikten sonra kesemizi yemeğimizin içinden alıyoruz ve sıcak sıcak servis yapıyoruz. Yanına pirinç pilavı veya püre çok yakışıyor, tavsiye ederim.

Şifa deposu bu tarifimi denemenizi umarım.

Afiyetle...

7 Ekim 2011 Cuma

Kenarları Kaşar Peyniri Dolgulu İnce Taban Pizza

Herkese merhaba..

Yine hafta sonu geldi. Bir pazartesi oluyor bir de cuma, arada ki günler sanki yok. Nasıl geçiyor zaman anlayamıyorum :) Sizlere de oluyor mu bilmem ama yapmak istediğim onlarca şey için bana 24 saat yetmiyor. Sele kapılmış gibi yaşıyoruz; aynı hızda yüzmemiz lazım, durmadan!

Bu gün sizlere nefis bir pizzam var. Pizza da bence önemli olan hamuru. Üzerine ne koysanız güzel oluyor, tabi eğer hamurunuz başarılıysa :) Ben bu sefer ünlü bir markanın pizzasını yapmayı denedim. Valla bence süperde oldu :) Kenarları kaşar dolgulu ince taban pizza.

Bu tarifimi Porselen Demlik Çay Saati etkinliğine yolluyorum.


Malzemeler

Hamuru için;
350 gr un
1 yemek kaşığı zeytin yağı
1 bardak ılık su
1 paket toz maya
Yarım tatlı kaşığı şeker
Tuz

Sosu için;
4-5 diş sarımsak
1 yemek kaşığı kekik
1 kahve fincanı zeytin yağı
1 yemek kaşığı salça
1 çay kaşığı hardal
1 kahve fincanı su
Tuz

Üzeri için;
70-80 gr sucuk
70-80 gr salam
70-80 gr sosis
2 adet yeşil biber
150 gr kaşar (kenarı için)
100 gr kaşar (tabanı için)
150 gr hellim
1 kutu konserve mısır

Öncelikle bir kasede ılık su, maya ve şekeri karıştırıp 5-10 dakika bekletiyoruz. Bir karıştırma kabına yağımızı, kabaran mayayı, elenmiş unu ve tuzumuzu koyup yoğuruyoruz. Hazır olan hamurumuzun üzerine nemli bir bez örtüp yarım saat dinlenmeye bırakıyoruz. Ama bu arada her 10 dakikada bir, 1 dakikalığına hamurumuzu yoğurup, tekrar üzerini örtüyoruz. 30 dakika sonunda hamurumuz hazır olacaktır. Hamurun hazır olduğunu anlamak için resimdeki gibi üzerine parmağınızla bastırdığınızda, parmağınızın izi hamur da kalır, hamur düzelmez.


Hamurumuz mayalanırken diğer bir tarafta sosumuzu hazırlamaya başlıyoruz. Öncelikle sarımsaklarımızı tuz ile dövüyoruz. Daha sonra içine kekiği ekleyip bir süre daha dövmeye devam ediyoruz. Üzerine zeytin yağını da ekleyip bir kenarda beklemeye alıyoruz. Başka bir kasede salça, hardal ve bir kahve fincanı suyu karıştırıyoruz. Son olarak iki karışımı birbirine ekliyoruz.

Hazır olan hamurumuzu tepsimizin çapından biraz daha büyük olacak şekilde açıyoruz. Pişirme kağıdı koyduğumuz tepsiye hamurumuzu yayıp resimdeki gibi kenarlarını rendelenmiş kaşar peyniri ile doldurup, fazla kısımlarını içe doğru kapatıyoruz. Kapattığımız kenarları parmağımızla bastırarak yapıştırıyoruz ki pişme sırasında kaşar peyniri eriyip akmasın.


Kenarlarını yaptığımız pizzamızın tabanına hazırladığımız sosu sürüyoruz. Bu şekilde önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında 15 dakika ön pişirme yapıyoruz.


Ön pişme tamamlandıktan sonra pizzamızın üzerine önce rendelenmiş kaşar peynirini yayıyoruz. Kaşar peynirinin üzerine dilimlenmiş salam, sucuk, sosis, biber ve mısırı yayıyoruz. En üste de rendelenmiş hellim peynirini koyuyoruz.



Üzerini de hazırladığımız pizzamızı 200 derecelik fırında 15-20 dakika altını kontrol ederek pişiriyoruz.

Kenarlarındaki ermiş kaşar pizzayı yerken gerçekten hoş bir sürpriz oluyor, denemenizi tavsiye ederim.

Afiyetle...

5 Ekim 2011 Çarşamba

Kanaviçe Tablolarım


Herkese merhaba...

Bu gün sizlerle mutfağım için işlediğim kanaviçelerimi paylaşmak istedim. Bu modeller çok şirin gelmişti bana ve yapması da çok basit. Bende mutfağım için işleyip çerçevelettirdim.

Hatta küçük oğlumla hepsini isimlendirdik de :) Sarı kuş kendisi oluyor. Salyangozların biri ben biri babamız. Elmaların üzerinde miskinlik yapan kedide abimiz:)))




Sevgiler...


3 Ekim 2011 Pazartesi

Patlıcan Kebabı


Herkesin çok severek yediği bu tadın piştikten sonraki resmi maalesef yoğun çabalarıma rağmen çekilememiştir :)))) Patlıcan severler buyrun tarife...


Malzemeler

4-5 adet patlıcan

Köfte harcı için:
500 gr kıyma
2-3 diş rendelenmiş sarımsak
1 orta boy  rendelenmiş soğan
1 tutam kıyılmış maydanoz
1 dilim ekmek içi
Tuz, karabiber, pul biber, kimyon

Sosu için:
50 gr tereyağı
1,5 çorba kaşığı domates salçası
Yarım su bardağı su
Tuz

Üzeri için:
2-3 adet domates
4-5 adet yeşil biber

Öncelikle patlıcanları çizgili soyarak tuzlu suda acısı çıkması için bekletiyoruz.

Bir karıştırma kabına kıyma, sarımsak, soğan, maydanoz, ekmek içi ve baharatları koyup iyice yoğuruyoruz. Hazır olan harcımızı buzdolabına dinlenmeye bırakıyoruz.

Acısı çıkan patlıcanları bir parmak aralıklarla tamamen koparmadan kesiyoruz. Eğer bu şekilde yapmak size uğraştırıcı gelirse yine bir parmak kalınlığında daireler keserek de yapabilirsiniz.

Köfte harcımızdan parçalar kopararak patlıcanların aralarını dolduruyoruz. Hazır olan patlıcanlarımızı bir borcama diziyoruz.


Sosunu hazırlamak için bir tavada tereyağını eritip, yarım su bardağı su ile incelttiğimiz salça ve tuzunu da ilave ediyoruz. Hazır olan sosumuzu da patlıcanlarımızın üzerine gezdiriyoruz.

Son olarak en üste kabukları soyulmuş domates dilimleri ve biber koyarak süslüyoruz. Hazır olan kebabımızın üzerini alüminyum folyo ile kapatıyoruz. Dilerseniz pişme zamanına kadar bu şekilde buzdolabında saklayabilirsiniz. Özellikle misafir için yaptığımda sabahtan hazırlayıp dolaba koyuyorum, aklımdan çıkmış oluyor :)

Patlıcan kebabımızı önceden 200 derece ısıtılmış fırında üzeri alüminyum folyo ile kapalı olarak 40 dakika pişiriyoruz. 40 dakika sonunda folyoyu çıkarıp 20 dakika daha pişirmeye devam ediyoruz. Bir saat sonunda kebabımız hazır :)

Afiyetle...

2 Ekim 2011 Pazar

Şarap Yapımı Devam Ediyor


Evde şarap yapımı hakkında yazılarım devam ediyor :)

İkinci kısım olarak Şarap Yapımı sayfamın devamına eklediğim ÜZÜMLERİN SAPLARINDAN AYRILMASI VE SIKILMASI, MASERASYON, HAVA KİLİDİ ve MASERASYON SONRASI SIKMA konularını sayfama girerek inceleyebilirsiniz.

Bir sonraki gönderimde sizlerle Fermantasyon ve Aktarma kısımlarını paylaşmayı umuyorum. Şu an olduğu gibi her yeni eklemede blogumun ana sayfasından sizlerle paylaşacağım.

Kaçırmamak için beni izleyin :))

Sevgiler...


1 Ekim 2011 Cumartesi

Mim!

Herkese nefis bir hafta sonu dilerim :)

Sevgili Pembe Köşe beni mimlemiş. Issız bir adaya düşsem yanıma alacağım 4 tarifi soruyor. Bu aralar blog aleminin en popüler mimi bu sanırım, herkes de güzel cevaplar okudum. Benim cevabım...

Eeee... Malum adadayız; sıcak bir ada olduğunu umarak yanıma Glyse alıyorum öncelikle. Hem serinletir, hem de kahve ihtiyacımı alır :)


Ana yemek olarak  çok kararsız kaldım ama sanırım Tuzda Tavuk almaya karar verdim. Evde yaptığımda hep göğüs kısmı bana düşer, adada yalnızım nasılsa but, kanat ne varsa yerim :)))


Tavuğun yanında yemek için Patlıcan Kızartması Salatası alıyorum.


Tatlı olarak da yanıma blogumda da çok ilgi gören Devekuşu Yumurtası alıyorum :)


Eeee adada yanlızım nasılsa bol kalorili de olsa yerim ben bunları :)) Hem ıssız ada barınak yap, avlan derken yakarım yaa ne olucak değil mi :)))))

Bu mim cevaplamayan kaldıysa ona gitsin :))

Sevgiler..

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...